İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak

Salgın döneminde kireçlenme şikayetleri arttı

salgin doneminde kireclenme sikayetleri artti MMsmDSHN
Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Artan osteoartrit yani halk arasında bilinen adıyla kireçlenme şikayetlerine ilişkin açıklamalarda bulunan Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Sena Tolu, aktivite azlığı ve hızlı kilo artışının kas gücünde azalmaya neden olarak, eklemlere binen yükü artırdığını ve bunun da önceden problemli olan eklemlerde şikayetlerin artmasına ya da yeni eklem problemlerinin oluşmasına sebebiyet verdiğini söyledi. Doç. Dr. Tolu, kireçlenmeye karşı alınabilecek önlemleri anlatarak, çeşitli tavsiyelerde bulundu.

KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

Eklem kıkırdağı, eklemde kaygan bir yüzeyin oluşarak hareketin rahat yapılmasını sağlayan en önemli dokudur. Kireçlenme hem eklem kıkırdağında hem de eklem çevresi dokularda harabiyete neden olan bir romatizmal hastalıktır. Osteoartrit dünyada ve ülkemizde en sık görülen eklem hastalığıdır. Eklem kıkırdağındaki harabiyet sonucu gelişen ağrı yanında kişide sakatlıklara neden olduğu için önemli bir sağlık sorunudur. Özellikle diz osteoartriti diğer hastalıklara göre yürüme, merdiven inme çıkma ve ev işlerinde daha fazla yetersizliğe yol açar. Bu hastalarda yürüme mesafesi ve yürüme hızı zamanla azalarak hareketin güçleşmesine neden olur.

Yaşlanma ile olan güçlü ilişkisi ve beklenen yaşam süresindeki artış ile osteoartrit görülme sıklığında artış beklenmekte; hastalığın bireysel, sosyoekonomik ve sağlık sistemlerine artan oranda ve önemli miktarda yük getireceği değerlendirilmektedir. Osteoartrit kadın ve erkekleri benzer oranlarda etkiler ancak özellikle el ve diz kireçlenmesi kadınlarda erkeklere göre daha sık görülmektedir. 60 yaş üstü kadınların yaklaşık yüzde 18’ini, erkeklerin ise yaklaşık yüzde 10’unu etkilemektedir.

salgin doneminde kireclenme sikayetleri artti 8995

D VE C VİTAMİNLERİ BÜYÜK ETKEN

Osteoartrit, vücutta her eklemi etkileyebilir. Ancak en sık diz, kalça, el, omurga ve ayak eklemlerinde görülmektedir. Genetik özelliklere ek olarak artan yaş, obezite, beslenme alışkanlıkları, travma, eklemlere aşırı yüklenmek, hareketsizlik sonucu gelişen kas güçsüzlüğü ve sigara, eklem kıkırdağında gelişen harabiyetin risk faktörleridir.

Yaşlanmayla birlikte özellikle vücut ağırlığını taşıyan diz ve kalça gibi eklemlerin çevresindeki kaslarda zayıflık gelişmesi, bu eklemlere binen yükü arttırarak kireçlenmeye neden olur. Obezite özellikle diz kireçlenmesi ile ilişkilidir. Genetiğin de özellikle el, diz ve kalça kireçlenmesinde rol oynadığı biliniyor. Düşük D vitamini seviyelerinin, diz ve kalça osteoartriti sıklığını artırabileceği, düşük C vitamini alımının da diz osteoartrit şiddetinde artış ile ilgili olduğu gösterildi. Kireçlenme şikayeti olan hastaların eklemde hareketle ortaya çıkan ve/veya artan, istirahat halinde kaybolan ağrı ve kısa süreli tutukluk çok iyi bilinen yakınmalarıdır.

salgin doneminde kireclenme sikayetleri artti 7534

HAREKET DÜZEYİNİZİ ARTIRIN

Pandemi döneminde sokağa çıkma yasağı ile 65 yaş üzeri insanlar uzun süre evde kaldı. Bu süreç daha önceden yürüyüşe çıkan, alışverişe giden, komşularını ziyaret eden ve iş yerlerinde çalışan 65 yaş üzeri kişilerin aktivitelerinde ciddi oranlarda kısıtlanmaya neden olarak kondisyonlarını düşürmüş ve sonuçta eklem problemlerinin artmasına, denge sorunlarına ve birçok genel sağlık probleminin yaşanmasına neden oldu.

Aktivite azlığı, hızlı kilo artışı ve kas gücünde azalmaya neden olur. Böylece eklemlere binen yük artar, bu da önceden problemli olan eklemlerde şikayetlerin artmasına ya da yeni eklem problemlerinin oluşmasına sebebiyet verir. Bu nedenle aktif kalmaya yönelik egzersiz önerilerini uygulamak pandemi döneminde kişileri kireçlenme ve benzeri eklem problemlerinden korur. Kişi düzenli olarak egzersiz yapmıyorsa, rahat kıyafetler ve spor ayakkabı ile yürüme gibi düşük yoğunluklu aktivitelerle 5-10 dakika gibi daha kısa sürelerle egzersize başlamalı, birkaç hafta içinde yavaş yavaş 30 dakika veya daha fazlasına çıkmalı. Kireçlenme problemi olan eklemler özellikle her gün hareket ettirilmeli böylece mevcut eklem hareketi korunmaya çalışılmalı.

salgin doneminde kireclenme sikayetleri artti 1039

KİREÇLENME TANISI VE TEDAVİSİ

Osteoartritin tanısı, hastanın yakınma ve bulguları değerlendirilerek, fizik tedavi ve rehabilitasyon hekimi tarafından tetkik gerekmeksizin konabilir. Tanının doğrulanması veya ayırıcı tanıda düşünülen diğer hastalıkların elenmesi için radyolojik görüntüleme ile değerlendirme yapılabilir. Tedavide öncelikle hekimi tarafından hastaya tedavi hakkında kapsamlı bilgi verilmesi yanlış bilinenlerin düzeltilmesine yardım ederek hastanın tedaviye odaklanmasını sağlar.

Her hastada ağrıyı azaltmak, fonksiyon ve kas gücünü geliştirmek için yaşam tarzı değişiklikleri, fiziksel aktivite ve egzersiz, kilo verme ve fizik tedavi uygulamaları öncelikle önerilir. Eklem İçi hyaluronik asit enjeksiyonu, Platelet Zengini Plazma Enjeksiyonu (PRP) ve son dönemde sonuçlarının yüz güldürücü olması sebebiyle de kök hücre tedavileri uygun hastalarda tedaviye eklenebilir.

Kök hücre tedavisi

Kök hücre, vücutta yer alan tüm hücrelere dönüşebilen ana hücrelerdir. Hastalanan veya hasarlanan tüm doku ve organların yenilenmesinde iyileşme için gerekli olan hücrelere dönüşerek iyileşme ve tamir aşamasında görev yaparlar. Kök hücreler kemik iliği ve daha pratik ve tek seansta yağ dokudan elde edilebilir.

Yağ dokudan elde edilen hücreler aynı seansta hekim tarafından eklem içerisine enjekte edilir. Bu hücrelerin daha sonra hasarlı bölgeye ulaşması ve tamiri başlatması beklenir. Tamir sonucunda oluşan kıkırdak dokunun kalitesi ve dayanıklılığı ve çevre kıkırdak ile bir bütün hale gelmesi, orijinal kıkırdak ile birebir benzerlik göstermese de doğru hasta ve doğru zamanda yapılan kök hücre uygulamaları özellikle cerrahiye uygun olmayan hastalarda tedavi seçenekleri arasında düşünülebilir.

Kaynak : Ensonhaber

Bu Yazıya Tepki Ver

Yazı Sona Erdi!

Yüklenemedi, lütfen tekrar deneyiniz.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Bingöl Haber ayrıcalıklarındandan yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!