İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak

Migren felç riskini artırıyor

migren felc riskini artiriyor SugM3Itg
Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Migren, şiddetli ve tek taraflı bir baş ağrısına eşlik eden çeşitli semptomlarla kendini gösteren kompleks bir hastalık olarak tanımlanıyor. Bulantı, kusma, ışık, ses ve koku hassasiyeti, görmede bozukluk ve duyusal bozukluklar gibi belirtiler kişiden kişiye hatta her ağrı atağında bile değişebiliyor. Migren ağrılarının tam bir tedavisinin olmadığını fakat çeşitli yöntemlerle hastaların yaşam kalitelerinin iyileştirildiğini belirten Nöroloji Uzmanı Dr. Arzu Aldemir, özellikle auralı migren hastalarının felç geçirme ve kalp damar hastalıklarına yakalanma riskinin ortalamadan daha fazla olduğunu söyledi.

migraine headaches

KADINLARDA ÜÇ KAT DAHA FAZLA

Migren türleri hakkında bilgiler aktaran Dr. Arzu Aldemir, bu hastalığın kadınlarda erkeklerden 3 kat daha fazla görüldüğünü söyledi. Aldemir, “Bu farkın kadınların hormonal döngüsünden kaynaklandığı düşünülüyor. Kadınların adet döneminde migren ataklarının sıklaşması da hormonların etkisine işaret ediyor. Migrenin en sık rastlanan türleri ‘auralı ve aurasız’ olmak üzere ikiye ayrılıyor. Auralı migrende, baş ağrısından hemen önce veya ağrıyla beraber ortaya çıkan, 1 saati aşmayan, sıklıkla görme bozukluğu (zig zag çizgiler, bulanıklık, objeleri daha büyük görme, parlak ışıklar) bazen de uyuşma yaşanıyor. Tüm migren hastalarının yüzde 10’unda auralı migren izlenir. Aurasız migren tipinde ise baş ağrısıyla birlikte bulantı, kusma, ışık, ses ve kokuya karşı hassasiyet yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

42093436 m

TETİKLEYEN ETMENLERE DİKKAT

Migrenin çok yaygın görülmesine rağmen tam nedeninin belli olmadığını ifade eden Dr. Arzu Aldemir, migreni tetikleyen nedenler hakkında şunları aktarıyor: “Günlük rutinin dışına çıkma, stres, uykusuzluk ya da aşırı uyku gibi bozukluklar, mevsim geçişleri, basınç değişiklikleri yani deniz seviyesinden çok yükseğe çıkmak ya da çok aşağıya inmek, kadınların regl dönemi, yetersiz su tüketimi migreni tetikleyen nedenler arasında görülüyor. Ayrıca obezite ve fermente gıdalar olarak tanımladığımız yıllanmış peynir, turşu ya da şarap da migrene yol açabiliyor. Düzenli egzersiz migren ataklarını azaltırken ağır egzersiz de migrene sebep olabiliyor.”

AĞRI KESİCİLER YETERLİ GELMİYOR

Migrenli hastaların tedavilerinin bir nöroloji uzmanıyla planlanması büyük önem taşıyor. 24 saatten daha uzun süren ve ağrı kesicilerin etki etmediği migren atakları yaşayanların koruyucu tedaviyi en az 6 ay uygulaması gerektiğini vurgulayan Dr. Arzu Aldemir, “Migren ağrısının başlamasını engellemeye yönelik bu tedavide hasta birkaç ay süre ile düzenli olarak ilaç kullanıyor. İlaçlar da hastanın migren tetikleyicilerine, başka sağlık sorunları olup olmadığına göre seçiliyor. Bu tedavi ile ağrı sıklığını ve şiddetini azaltmak hedefleniyor” diye konuştu.

4011704d8ef941c6b1b362b46800220f

MİGREN BOTOKSU 3 AY ARA İLE UYGULANIYOR

Sürekli baş ağrısı yaşayan ve ilaçlara yanıt vermeyen hastalar için Migren Botoksu tedavisinin uygun olduğunu kaydeden Nöroloji Uzmanı Dr. Arzu Aldemir, “Migren botoksu en az 2-3 defa, 3 ay ara ile uygulanır. Kozmetik amaçlı kullanılan botokstan farklıdır. Baş çevresinde 31 ayrı noktaya enjekte edilir. Hamilelik döneminin ilk üç ayı dışında, hastalara önerilebilecek çeşitli ilaçlar ile gebe dahi olsanız ağrı çekmek zorunda değilsiniz” dedi.

Doktora başvurulması gereken durumlar hakkında tavsiyelerde bulunan Nöroloji Uzmanı Dr. Arzu Aldemir, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Hayatınızın en şiddetli ağrısını yaşıyorsanız. Öksürmek, gülmek, ıkınmakla ortaya çıkan baş ağrınız varsa, 10 yaşın altında veya 50 yaşın üzerindeyseniz, ağrınızın eskisine göre şiddeti veya şekli değiştiyse, gece sizi uykudan uyandıran baş ağrılarınız varsa, cinsel ilişki veya egzersiz sırasında ortaya çıkan baş ağrınız varsa nöroloji uzmanına başvurmanız gerekiyor.”

Kaynak : Ensonhaber

Bu Yazıya Tepki Ver

Yazı Sona Erdi!

Yüklenemedi, lütfen tekrar deneyiniz.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Bingöl Haber ayrıcalıklarındandan yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!